Ergani, Dicle Çermik ve Çüngüş İlçelerinde guatr hastalığının yaygın olduğu bildirildi. Ergani Devlet Hastanesi’ne başvuran çok sayıda hastaya guatr teşhisinin konulması üzerine uzmanlar  uyardı.

Ergani ve çevre ilçelerde guatr hastalığının sıklıkla görülmesi üzerine Dr. Toker, hastalığın önemi, olası sebepleri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Guatr hastalığının tıp dilinde Tiroid hastalıkları için yaygın olarak kullanılan bir terim olduğunu vurgulayan Dr. Toker, bu hastalığın önlem alınmaması halinde tehlikeli sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.

“GUATR SİNSİ BİR HASTALIKTIR”

Toker,şöyle konuştu :”Çoğunlukla hastaları, boynun ön bölgesinde şişlik şikayeti ile hekime götüren bu hastalık, halk arasında ‘Dış Guatr’ olarak bilinir. Ancak Tiroid Hastalığı, dıştan görünmeden de, çok yaygın belirti ve şikayetlere sebep olabilir. Bu duruma da, yine halk arasında ‘Gizli veya İç Guatr’ denmektedir. Bu nedenle de, atlanmaması ve mutlaka araştırılması gereken çok sinsi gelişen bir hastalıktır. Temelde bir hormonal denge bozukluğu mevcut olduğundan dolayı sinsice tüm vücut sistemlerini etkilemekte ve depresyondan tutun da, kansere kadar birçok hastalığa neden olabilmektedir”

“TEDAVİ EDİLEBİLİR HASTALIK”

Günümüz koşullarında gerek teknolojik açıdan ve gerekse gelişmekte olan tıbbi bilgilerle donanımlı hekimler tarafından bu ürkütücü hastalıkla mücadelede tanı ve tedavi konusunda bir zorluk yaşanmadığını ifade eden Dr. Toker, “Hastalık başarıyla tedavi edilmektedir. Bu hastalığın, birçok sebebi olduğundan dolayı araştırmalar halen devam etmektedir. Değişik kaynaklara göre hava, toprak ve su kirliliğinin de tiroid hastalığını tetiklediği vurgulanmaktadır. Klasik Tıp eğitiminde İyot eksikliği temel neden olarak gösterilmektedir. Genellikle İyot eksikliğinin, rakımı deniz seviyesinden yüksek yerlerde daha çok görüldüğü söylenmektedir. Bölgemiz coğrafyasının bu özellikte olması yanı sıra, eski alışkanlıklarını da sürdürmesi bu durumu daha da vahim hale getirmektedir. Bu eski alışkanlık, yemeklerde İyotlu tuz yerine Kaya Tuzu tüketim alışkanlığıdır. Halkımızın buna dikkat etmesi gerekmektedir. Tabi ki bu tek başına neden değildir. Diğer olası nedenler ise, Yoğun ani stres, hayat kırıklığı ve çaresizlik gibi ruh halleri de çok tetikleyici, artırıcı ve bu hastalık üzerinde bir kısır döngüye sebep olmaktadır. Hastalarımızın çoğunun maddi açıdan yoksul, tarla, bağ- bahçe gibi ağır işler yapmaları,feodal baskının yarattığı sorunlarla karşı karşıya oluşları ve bundan ötürü sağlığını gözardı etmeleri, stres ve depresif ataklarla boğuşmaları bu hastalığın artışına çok katkı sağlamaktadır” dedi.

“TRİOİD KANSERİNDEN KORKMASINLAR”

Op. Dr. Mehmet Toker, Tiroid Hastalıklarının, erkeklere nazaran kadınlarda daha fazla görülmekle birlikte çocuklar da risk altında olduğunu vurgulayarak, “Polikliniğime, yaklaşık olarak 45 gün içinde başvuran ve ilaç tedavisi vererek takip ettiğim hastalar dışında, sadece ameliyat ettiğim 30 hastadan 25’i kadındı. Ameliyat sonrası aldığımız hastalıklı tiroid bezini ileri merkezlere tetkik ettirmek üzere gönderdik. Bana ulaşan patoloji sonuçlarına göre, üç kadın hastada Tiroid kanser hücreleri görüldüğü rapor edilmişti. Bu hastaların ikisinde görülen Tiroid Kanser türü Papiller Tiroid Ca, diğeri ise, Hurtle Cell Ca türü idi. Bu hastalardan ikisi Dicle üniversitesi, biri de Ankara’da ileri bir merkezin Medikal Onkoloji biriminde takip ve tedavi görmekteler. Şunu belirtmeliyim ki, günümüzde ameliyat prosedürü olarak artık hastalıklı tiroid bezinin tümü çıkarılmakta ve bu görüş hakim durumdadır. Bu nedenle biz artık, Tiroid kanserinden korkmuyoruz ve hastalarımızın da korkmamaları, morallerini bozmamaları gerektiğini vurguluyoruz. Ancak, hastalarımızın ileri evre Tiroid Hastalıklarına yakalanmamaları için de erkenden hekime başvurmalarını şart koşuyoruz. Özellikle gebelik dönemlerinde, bebeğin gelişimi üzerinde tiroid homon bozukluğunun etkisi çok fazladır. Gebeliğin özellikle ilk trimestr dediğimiz ilk üç aylık dönemi organ taslaklarının gelişim dönemidir.Bu dönem, hem ilaç kullanımı açısından sıkıntılı ve hem de hormon yetersizliğinin bebek üzerinde bıraktığı negatif etkilerinin fazlalığı açısından çok önemlidir. Bu negatif  etkilerin başında, bebekte ileriki dönemlerde zeka geriliği olma olasılığı başta gelir. Bebeğin mental gelişimi dediğimiz zihinsel gelişim ve fiziksel gelişim evreleri için Tiroid Hormonlarına gereksinim vardır. Bu nedenle özellikle yenidoğan bebeklerin peryodik muayeneleri, tetkik ve tedavilerine çok önem verilmelidir” diye konuştu.

ZEHİRLİ GUATR

Tiroid Hastalıkları, birçok hastalıkla karıştırıldığından dolayı, hastayı hekimden hekime sürüklendiğine işaret eden Dr. Toker, şunları söyledi:

“Hasta tarafından çaresizmiş gibi algılanmakta, dolayısıyla hasta  psikolojisini altüst etmekte olan çok çeşitli belirtilere sahiptir. Hipertiroidi dediğimiz Tiroid hormon yükselmeleri,halk arasında Zehirli guatr denilen durumdaki  belirtilere dikkat çekmek istiyorum.Bu belirtiler; Sinirlilik, ellerde titreme,uyku bozukluğu,öfkeli olma, kalp çarpıntısı,yüksek tansiyon, ishal,iştah olmasına rağmen kilo alamama,yerinde duramama,göz bebeklerinin dışa doğru çıkık olması,yüzde kızarıklık, bulantı, saç kalitesinde bozulma veya saç dökülmesi,adet düzensizliği,libido kaybı denilen cinsel isteksizlik, avuç içinde terleme, sıcağa tahammülsüzlük, depresyon sayılabilir. Hormon seviyesinin düşük olması durumunda görülen belirtiler ise; Kabızlık, gerçek olmayan kilo artışı, çabuk yorulma, halsizlik, kalınve kuru cilt, tırnak kırılmaları, göz çevresinde ve dizden aşağı şişlik, çevre ile olan iletişim kopukluğu,günlük işlere yoğunlaşamama ve dolayısıyla işlerinde başarısızlık, kolesterol yükselmesi dolayısıyla ileriki zamanlarda Şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları gibi hastalıklara sebebiyet vermesi,erken yaşlanma,erken adetten kesilme,saçlarda matlaşma ve kepeklenme,ciltte pullanma ve dikkat azalması sayılabilir. Özellikle boyunda şişlikle birlikte yutkunma güçlüğü,boğazda takılma hissi ve  ses kısıklığı da varsa, Tiroid Kanseri belirtisi olabileceği şüphesi ile daha da dikkat edilmelidir. Ayrıca, gebe kalmada güçlük,sık sık düşük yapma veya çocuğu anormal olan annelerin mutlaka tiroid tarama testlerine baktırmaları da gerekir.Sonuç olarak, hastaların Tiroid hastalıklarının önemini ve gözden kaçırılmaması gerektiğini bilmeleri gerekir.Bu nedenle hastaların, bu belirti ve bulgulara dikkat ederek, korkmadan,çekinmeden hekime başvurmaları erken tanı ve tedavi açısından ne kadar önemli olduğunu unutmamaları gerekir”

GUATR HASTALARINA UYARI

Dr. Toker, Guatr hastalarının dikkat etmesi gereken hususları da şöyle anlattı:

“Yemeklerde Kaya tuzu yerine ölçüsünde iyotlu tuz kullanımı yaygınlaştırılmalı, mümkün olduğunca Stresten uzak durmalı. Günlük sorunları içimize hapsetmek yerine, çekinmeden gerekirse psikolojik destek alınmalı. Özellikle çocuklara gereksiz film çektirilmemeli, çocuk gelişimi yakından takip edilmeli, İçilen suyun ve yiyeceklerin temizliğine dolayısıyla Hijyene dikkat etmeli, Tiroid Hastalığı belirtileri varsa gecikmeden hekime başvurmalı, olur olmaz şeylere sinirlenmemeli, hamilelerin rutin tahlil yapmaları, hekim tarafından gerek ameliyat öncesi ve gerekse ameliyat sonrası verilen ilaçlar düzenli kullanılmalı ve kontrole mutlaka gidilmelidir”

Bu arada, vatandaşlar ise, bugüne kadar böylesi bir doktor olmadığı için bugüne kadar kendilerine teşhis konulamadığından yakınarak, “Dr. Mehmet Toker, Ergani ve çevre ilçelerde yaşayan bizler için büyük şanstır. Böylesi bir hastalığa yakalandığımızı sayın doktorumuzun koyduğu teşhis üzerine anladık ve gerekli önlemleri alabildik” diye konuştu.